Yaratılış (The Creation of the Universe)

Ezelde, “E Uzayı” ve “E Zamanı” henüz yaratılmadan önce yani “Sonsuz Ötesi” (BEYOND INFINITY) “Y Zamanı”nda sadece “Yüce Yaratıcı” vardı. Zatıyla, sıfatlarıyla, isimleriyle, dokusuyla (THE TISSUE OF GOD) zaten hep vardı. “Sonsuz Ötesi” (BEYOND INFINITY) konumuyla her yanı, her yönü ve her boyutu kapsıyordu. Bazı eski dinlerde ve öğretilerde iddia edildiği gibi sonsuz bir boşluk asla olmadı. Çünkü “Tanrı’nın Dokusu” (THE TISSUE OF GOD) zaten her yanı, her yönü ve her boyutu “Sonsuz Ötesi” (BEYOND INFINITI) anlamında kaplıyordu. Yani her taraf, her yön, her boyut “Sonsuz Ötesi” (BEYOND INFINITY) anlamında O’nunla dopdoluydu. Uçsuz bucaksız sonsuz bir boşluğun aksine ezeli ve ebedi varlığıyla her yanı, her yönü ve her boyutu “Sonsuz Ötesi” (BEYOND INFINITY) anlamında dolduran “Mutlak Varlık” yani “Yüce Yaratıcı” hep mevcuttu. Mutlak yokluk, hiçlik, hiçliği barındıran sonsuz boşluk diye bir şey hiçbir zaman olmadı. Tanrı hep vardı ve ebediyen de var olacaktır. 

Her şeye gücü yeten “Yüce Yaratıcı” diledi ve büyük patlama (BÜYÜK DOĞUŞ) oldu. Büyük patlama (BÜYÜK DOĞUŞ) “Tanrı’nın Dokusu” (THE TISSUE OF GOD) içinde Tanrı’nın “Sonsuz Ötesi İradesi”, “Sonsuz Ötesi Gücü” ve “Sonsuz Ötesi İlmi” ile gerçekleşti. Böylece “E Uzayı ve E Zamanı” yani içinde bulunduğumuz evren yaratıldı. Bu şekilde büyük sahne kuruldu ve mübarek varlıkların her birinin kendi rolünü oynayacağı çok ama çok renkli bir oyun yani “Büyük Oyun” başlatıldı.