Vicdan ve Adalet Duygusu

Vicdan insanın içine yerleştirilmiş çok önemli bir duygudur. Aklın şubelerindendir. İnsan bir suç işlediğinde veya adaletsiz şekilde davrandığında bunu hiç kimse bilmese bile kendi vicdanı bilir ve o kişinin peşini ömür boyu bırakmaz. Vicdan yükü yüklerin en ağırıdır. Zaten sonunda adalet hep tecelli eder. 

Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza” isimli romanında da Edgar Allan Poe’nun “Geveze Yürek” adlı hikayesinde de bunu görürüz. Vicdan kişinin içindeki en güçlü polistir, onu sürekli takip eder ve evrensel değerlerden olan adalet er veya geç yerini bulur. Onun için mümkün mertebe suç işlememek gerekir. Eğer istemeyerek de olsa bir suç işlendiyse adaletten kaçılmamalı, tam tersine adaletin bir an önce tecelli etmesi için gayret gösterilmelidir. “Geciken adalet gerçek adalet değildir.”

Kişinin suçunu itiraf etmesi ve sessizce kabullenmesi en soylu davranışlardan birisidir. Adil bir şekilde çekilen ceza çekenin şerefini arttırır ve onu olgunlaştırır.

Akıllı insan maddi veya manevi tüm borçlarını bu dünyadayken öder ve ebedi hayata sırtında yük olmaksızın gitmeye çalışır.

Adaletin tecelli etmesi çok iyidir. Ancak en iyisi de bağışlamaktır. Zaten insanlar birbirini yeterince sevseler ortada ne suç, ne suçlu, ne adliye, ne de ceza kalır. 

Ne mutlu affetmeyi bilenlere…