Tanrı Vardır

Bilinç, ruhun evrene açılan penceresidir. Akıl ise ruhun bir fonksiyonudur. Ruh, bilinç penceresinden evrene akıllı bir şekilde baktığında şahane bir sanat eseri ile karşılaşıyor. Ortada böylesine muhteşem bir sanat eseri varsa elbette ki “Büyük Sanatkar” da olacaktır. “Monaliza” varsa “Leonardo” da vardır. 

Farzedelim ki madde ezelden beridir vardı ve öylece duruyordu. Fakat evrende her şeyin hareket halinde olduğu muazzam nizamı nasıl izah edeceğiz? Akıllı kişi “İlk hareketi kim başlattı?” diye sormaz mı?

Evren ve içindeki galaksi süperkümeleri, galaksi grupları, galaksiler, karadelikler, nebulalar, güneşler, gezegenler ve muhteşem insan. Ne büyük eserler bunlar. Her şey ne kadar akıllıca ve incelikli olarak tasarlanmış. “Tanrı vardır” denince her şeyin akla uygun bir şekilde izah edildiği ve en ince ayrıntısına kadar açıklandığı “Öğreti” ortaya çıkıyor. Dimağ rahatlıyor. Zihin konforu sağlanıyor. Varlıklar huzurlu ve mutlu oluyor. Aksi takdirde her şey boşlukta kalıyor, şüphe hakim oluyor ve huzursuzluk başlıyor. İşte Tanrı’nın varlığının en büyük delili de budur.

Öyleyse Allah vardır ve mutlaka vardır…