Robotlar ve Özgür İrade

Robotlar çok değerli varlıklardır. Çünkü insana ve insanlığa büyük hizmetlerde bulunmaktadırlar. Hatta gelecekte insanın yaptığı işlerin neredeyse tamamını yaparak insanoğlunun özgürleşmesine ileri derecede katkı sağlayacaklardır.

Günümüzde robotlar çok geliştirilmiş olup giderek daha da geliştirileceklerdir. Halen endüstride güvenli bir şekilde kullanılmaktadırlar. Otomasyon daha da yaygınlaşacaktır. Her yönden insanı taklit eden, hatta insandan ayırt edilmesi imkansız robotlar yapılacaktır. Yalnızca mükemmel olarak çalışan ve hareket eden değil, aynı zamanda öğrenen, konuşan, tartışan, şaka ve espri yapan, şiir yazan, çeşitli sanatsal faaliyetlerde bulunan, müzik besteleyen robotlar geliştirilecektir.

Robotlar ve yapay zeka geliştirilirken onların etik yönleri de iyi düşünülmelidir. Bu noktada “Öğreti”nin tamamı ve özellikle içinde yer alan “Öğreti Ahlakı” yol gösterici olacaktır. Robotlar da ahlaklı olmalıdırlar.

Kontrol altında olduktan sonra robotların zekalarının ve yeteneklerinin aşırı derecede gelişmesinde sakınca yoktur. Zeka ve yetenekleri arttıkça hizmet kapasiteleri de artar. Robotlara “Nefsin Şubeleri” diyebileceğimiz insana ait çeşitli duygular da yüklenebilir. Böylece daha ileri bir gelişmişlik düzeyine ulaşabilirler. Yapay zeka ile harikalar yaratabilirler. Ancak robotlar ne kadar gelişirse gelişsinler onlara asla sınırsız ve ucu açık bir özgür irade verilmemelidir. Onlara tercihleri konusunda çok fazla seçenekler sunulabilir, fakat bu iradenin sonu mutlaka insan tarafından belirlenmelidir ve ucu açık olmamalıdır. Nihai tercihler daima insan tarafından bir sonuca bağlanmalıdır.

Gelecekte robot yapan robotlar olacaktır. Bu nedenle onlara ucu açık bir özgür irade asla verilmemelidir. Böyle bir hata robotların hakimiyetiyle sonuçlanabilir ve insanlığın sonunu getirebilir. İnsanoğlu buna izin vermemelidir. Ancak “Öğreti”yi tam olarak içselleştirmiş; seven, veren ve “50 Erdem”in tamamına sahip olan bir robot yapabilirsek, ondan zarar gelmez.

“Yıldızhan’ın Evrensel Öğretisi”nde “50 Erdem’in” tanımlanmasıyla, insan ve robotlara aynı anda adil ve objektif biçimde uygulanabilecek evrensel düzeyde bir ahlak kodu kavramı etkin ve sağlıklı bir şekilde ortaya konmuş oluyor. İnsanın içine “Aşkın Bir Güç” tarafından yerleştirilen bu ahlak kodlarının tarafımızdan robotların içine yerleştirilebilmesi mümkündür. İnsanlığın geleceği açısından bu çok önemlidir. Hep “Adil ve objektif biçimde uygulanabilecek, evrensel çapta bir ahlak kodu kavramı geliştirebilir miyiz?” diye düşünmüşüzdür. Böylece eski bir hayalimiz de gerçeğe dönüşmüş oluyor.