Çoklu Erdem İçeren Eylemler


Günlük yaşantı esnasında bireyin yaptığı öylesine güzel davranışlar vardır ki bunlar çok sayıda erdem içerirler. Bu tarz hareketler Allah’ın çok hoşuna gider ve o eylemi yapan kişiyi Allah aziz kılar. Çoklu erdem içeren eylemler ileri derecede pozitif davranışlardır. Böyle çok sayıda eylem vardır. Bazıları şunlardır:

Aç bir insanı veya hayvanı doyurmak: Bu eylem Allah’ın o kadar çok hoşuna gider ki Allah o eylemi yapan kişiyi sanki bizzat kendisini yani “Yüce Yaratıcı”yı doyurmuş gibi kabul eder ve mükafatlandırır. Bu eylemin içerisinde “Öğreti”nin temel direklerinden olan sevmek ve vermeye ilaveten iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, barışsever olmak, kibar olmak, sağduyulu olmak, cömert olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, sorumluluk sahibi olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, güçsüzleri korumak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 19 adet erdem vardır.

Yetimin başını okşamak: İnsan bir yetimin veya herhangi bir çocuğun başını okşarsa Allah’ı çok hoşnut eder. Allah bu eylemden sanki kendi öz çocuğu var da ona böyle bir şey yapılmışçasına memnun olur. Bu eylemin içerisinde “Öğreti”nin temel direklerinden olan sevmeye ilaveten iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, barışsever olmak, kibar olmak, sağduyulu olmak, şükretmesini bilmek, sorumluluk sahibi olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, pozitif düşünceli olmak, güçsüzleri korumak, çocuklar üzerine titremek, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 16 adet erdem vardır.

Mültecilere, evsizlere veya yolda kalmışlara yardım etmek: Bu eylemi de Allah sanki bizzat kendisine yapılmış gibi kabul eder ve o yardımı yapan kişi için cennetin en üst kademesinde şahane bir köşk hazırlar. Bu eylemin içerisinde “Öğreti”deki temel direklerden olan sevmek ve vermenin yanında iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, barışsever olmak, kibar olmak, sağduyulu olmak, cömert olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, hor görmemek ve ayıplamamak, sorumluluk sahibi olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, güçsüzleri korumak, çocuklar üzerine titremek, yaşlıları baş tacı etmek, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, temel hak ve özgürlükleri savunmak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 24 adet erdem vardır.

Selam vermek veya tebessüm etmek: Bu tarz eylemler toplumsal barışa hizmet ederler ve sevgiyi yaygınlaştırırlar. Önceden hiç tanışılmamış kişilere ve yabancılara dahi selam verilmeli ve selam yaygınlaştırılmalıdır. Bir “Kusurlu Ünite”ye verilmiş olan selamı veya edilen tebessümü Allah bizzat kendisine yapılmış gibi kabul eder ve o kişiden razı olur. Bu eylemin içerisinde “Öğreti”deki temel direklerden olan sevmek ve vermenin yanında nefsinin kölesi olmamak, iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, güvenilir olmak, hoşgörülü olmak, alçakgönüllü olmak ve haddini bilmek, barışsever olmak, cesur olmak, kibar olmak, sağduyulu olmak, saygılı ve edepli olmak, şükretmesini bilmek, hor görmemek ve ayıplamamak, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, lüzumsuz konuşmamak fakat konuşmak gerektiğinde de sessiz kalmamak, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 26 adet erdem vardır.

Misafiri iyi ağırlamak: Gelen misafirleri iyi ağırlamaya çalışan kişi peygamberleri taklit etmiş olur. Hz. İbrahim başta olmak üzere bütün peygamberler misafiri severler ve onları iyi ağırlarlardı. Misafir ağırlanırken Allah’ın güzel isimlerinden “El – Mükrim” tecelli etmektedir. Bu eylemin içerisinde “Öğreti”deki temel direklerden olan sevmek ve vermenin yanında nefsinin kölesi olmamak, iyi huylu olmak, adil olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, hoşgörülü olmak, alçakgönüllü olmak ve haddini bilmek, kibar olmak, sağduyulu olmak, cömert olmak, saygılı ve edepli olmak, sabırlı olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, hor görmemek ve ayıplamamak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, bilgiye ve öğrenmeye açık olmak, lüzumsuz konuşmamak fakat konuşmak gerektiğinde de sessiz kalmamak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 24 adet erdem vardır.

Bir hayatın kurtarılmasına vesile olmak: Bir kişinin bu dünyada sahip olabileceği en önemli nimet bilinç ve akıldır. Çünkü bilinciyle varlığının farkında olur, aklıyla ise ebedi saadeti kazanır. Daha sonra değer sıralamasında canı ve sağlığı gelir. Çünkü bu dünyadaki varlığını bugün için ancak canlı ve sağlıklı olarak devam ettirebilir. Ancak zamanla bilinç ve akıl, varlığını başka bir yapının içerisinde  devam ettirebilirse o zaman “canlılık ve sağlıklı olma kavramı” yeniden tanımlanır. Öyleyse esas olan öncelikle bilincin ve aklın varlığını devam ettirebilmesidir. Bilinç, akıl, nefis ve irade ruhun fonksiyonlarıdır. Ruh ise bizi biz yapan asıl cevherdir. Ruhun sözünü ettiğimiz fonksiyonlarını bu dünyadayken sürdürebilmesi için günümüzde canlı ve sağlıklı bir beden gerektiğinden sağlık ve yaşam çok ama çok kıymetlidir. Onun için bir hayatın kurtarılması ve kişiyi sağlıklı olarak yaşatmak paha biçilemez değerdedir. Bunu da en iyi şekilde Allah takdir eder ve bir kişinin hayatının kurtarılmasına vesile olanı cennetine koyar. Böyle bir eylemin içerisinde “Öğreti”deki temel direklerden olan sevmek ve vermenin yanında iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, vefalı olmak, barışsever olmak, mert olmak, cesur olmak, kibar olmak, sağduyulu olmak, cömert olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, güçsüzleri korumak, çocuklar üzerine titremek, yaşlıları baş tacı etmek, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, temel hak ve özgürlükleri savunmak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 27 adet erdem vardır.

Uzayı keşfetmeye çıkmak: Yüzyıllarca önce ardına bakmaksızın okyanuslara açılan o fedakar ve cesur denizciler olmasaydı, bugün böylesine gelişmiş bir uygarlık seviyesini yakalayamazdık. Onların çoğu gerçek birer kahramandır. Günümüzde de uzaya açılarak orada insanlığa yeni hayat sahaları arayan, koloniler kurmaya çalışan insanlar tartışmasız birer kahramandırlar. İnsanoğlunun bu öncü güçlerini Allah çok sevmekte ve yaptıklarını ibadet kabul etmektedir. Böyle bir eylemin içerisinde “Öğreti”deki temel direklerden olan sevmek ve vermenin yanında iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, vefalı olmak, barışsever olmak, mert olmak, cesur olmak, onurlu olmak, sağduyulu olmak, sabırlı olmak, çalışkan olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, bilgiye ve öğrenmeye açık olmak, eğitime önem vermek, lüzumsuz konuşmamak fakat konuşmak gerektiğinde de sessiz kalmamak, güçsüzleri korumak, çocuklar üzerine titremek, temel hak ve özgürlükleri savunmak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 28 adet erdem vardır.

“Dövene elsiz sövene dilsiz olmak”: Gönüller Sultanı Yunus Emre’nin bu evrensel barışçı söylemindeki gibi olabilmek ne büyük bir meziyettir. Bu öylesine yüce bir idealdir ki, Hz. İsa’nın “bir yanağımıza tokat atıldığı zaman diğer yanağımızı da uzatmamızı” tavsiye eden evrensel söylemine denktir. Dövene elsiz sövene dilsiz olabilen yüce kişileri Allah çok sever ve kendisine dost edinir. Allah’ın dostu olmak ne büyük bir ayrıcalıktır. Bu mertebeye çıkabilmiş kişiyle Allah sohbet bile eder. Dövene elsiz sövene dilsiz olmanın içerisinde “Öğreti”nin temel direklerinden olan sevmek ve vermenin yanında nefsinin kölesi olmamak, iyi huylu olmak, adil olmak, saf ve temiz olmak, asil tavırlı olmak, affedici olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, hoşgörülü olmak, vefalı olmak, alçakgönüllü olmak ve haddini bilmek, barışsever olmak, mert olmak, cesur olmak, kibar olmak, onurlu olmak, sağduyulu olmak, saygılı ve edepli olmak, sabırlı olmak, şükretmesini bilmek, hor görmemek ve ayıplamamak, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 30 adet erdem vardır.

Güçsüz ve savunmasız varlıkları korumak: Güçsüz ve savunmasız insanları, “hayvanları” ve diğer varlıkları korumak çok asil bir davranıştır. Burada savunulan fertler olabileceği gibi topluluklar, toplumlar ve ülkeler, hatta gezegenler, galaksi ve galaksi grupları, galaksi süperkümeleri de olabilir. İnsanın yapısında hem en iyi hem de en kötü şeyleri yapabilecek potansiyel mevcuttur. Gelinen aşamadaki  tekamül düzeyinde insanoğlu malesef her türlü kötülüğü yapabilecek konumdadır. Bu nedenle “İdeal Toplum”un ileri aşamalarında göreceğimiz ordunun, polisin ve adliyenin bulunmadığı, sadece hizmet üreten “Teknik Devlet”in olduğu sürece ulaşana kadar ve o aşamada “Öğreti”yi evrendeki bütün topluluklar kabul edinceye dek; fertler, topluluklar, toplumlar ve ülkeler ciddi şekilde korunmalıdır. Bu korunma işlemi mümkün mertebe karşı tarafı da gözeterek yapılmalı ve düşmana dahi adaletli, ölçülü davranılmalıdır. “Hayvanlar” da yasalarla korunmalı ve onlara zarar verenler tıpkı bir insana zarar vermiş gibi kabul edilerek cezalandırılmalıdır. Savunmasız ve güçsüz bir varlık, kişi, topluluk, toplum veya ülkenin koruyup gözetilmesi Allah’ın çok hoşuna gider. Gece-gündüz demeden ülkesini savunan fekadar insanları Allah çok sever. Bu uğurda fedakarlık yapanların Allah katındaki dereceleri çok yüksektir. Böyle bir eylemin içerisinde “Öğreti”nin temel direklerinden olan sevmek ve vermenin yanında nefsinin kölesi olmamak, iyi huylu olmak, adil olmak, saf ve temiz olmak, dürüst olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, güvenilir olmak, sadık olmak, vefalı olmak, namuslu olmak, sır saklamayı bilmek, orta yolu benimsemiş ve ılımlı olmak, tedbirli olmak, barışsever olmak, mert olmak, cesur olmak, kibar olmak, onurlu olmak, sağduyulu olmak, saygılı ve edepli olmak, sabırlı olmak, çalışkan olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, bilgiye ve öğrenmeye açık olmak, eğitime önem vermek, lüzumsuz konuşmamak fakat konuşmak gerektiğinde de sessiz kalmamak, güçsüzleri korumak, çocuklar üzerine titremek, yaşlıları baş tacı etmek, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, temel hak ve özgürlükleri savunmak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 42 adet erdem vardır.

“Tersten Pazarlık” etmek: Ekonomik durumunuz müsaitse ve karşınızdaki satıcının da gerçekten paraya ihtiyacı varsa, aldığınız mal veya hizmetin bedelini düşürmek için onunla gerçek pazarlık değil tam tersine fiyatı yükseltmek için pazarlık yapmalısınız. Böylece o kişiyi sizden daha yüksek ücret alması için ikna etmelisiniz. Mesela satış yapan yaşlı köylüye demelisiniz ki: “Sevgili dedeciğim, siz bu domatesleri yetiştirmek için çok büyük emek sarfediyorsunuz. Şimdi benden 3 lira istiyorsun. Halbuki senin hakkın en az 5 lira. Lütfen benden 5 lira alır mısın?”. İhtiyar, güçsüz bir satıcıya veya ihtiyaç sahibi bir zavallıya daha fazla kazandırmak hem bu dünyada hem de ebedi hayatta sizin için daha hayırlı olacaktır. Bu hareket tarzı Allah katındaki makamınızı yükseltecektir. Böyle bir eylemin içerisinde “Öğreti”nin temel direklerinden olan sevmek ve vermenin yanında nefsinin kölesi olmamak, iyi huylu olmak, adil olmak, saf ve temiz olmak, dürüst olmak, asil tavırlı olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, sadık olmak, hoşgörülü olmak, vefalı olmak, namuslu olmak, alçakgönüllü olmak ve haddini bilmek, barışsever olmak, kibar olmak, onurlu olmak, sağduyulu olmak, cömert olmak, saygılı ve edepli olmak, sabırlı olmak, kanaatkar olmak, şükretmesini bilmek, hor görmemek ve ayıplamamak, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, lüzumsuz konuşmamak fakat konuşmak gerektiğinde de sessiz kalmamak, güçsüzleri korumak, çocuklar üzerine titremek, yaşlıları baş tacı etmek, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, temel hak ve özgürlükleri savunmak, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 37 adet erdem vardır.

Kötüleri ve düşmanları bile ayıplar tarzda konuşmamak: Hakkında bahsedilen kişi çok kötü bir insan hatta sizin düşmanınız olabilir. Bu durumda bile Hz. Muhammed’in “ya hayır konuş ya sus” prensibine uyulmalıdır. Böyle bir kişiye verilecek en büyük ceza aslında ondan hiç bahsetmemektir. Çünkü “Öğreti”yi benimsemiş bir şahıs herhangi birisinden bahsedecekse, ya onu över ya da hayırdua eder. Öyleyse o kötü kişiye verilecek en büyük ceza sessiz kalmaktır. Eğer bu kişinin yaptığı işler topluma zarar veriyorsa yine o şahsın kendisi hiç ayıplanmadan ve aşağılanmadan çevresi kibarca uyarılabilir. Düşmanları bile ayıplamamak ve hor görmemek gerekir. Ancak onlara karşı tedbirli olmak lazımdır. Nefse hakim olunarak yapılan böyle asil bir davranışın içerisinde “Öğreti”nin temel direklerinden olan sevmek ve vermenin yanında nefsinin kölesi olmamak, iyi huylu olmak, saf ve temiz olmak, dürüst olmak, asil tavırlı olmak, affedici olmak, hizmet ehli-yardımsever ve fedakar olmak, merhametli ve vicdanlı olmak, güvenilir olmak, hoşgörülü olmak, namuslu olmak, orta yolu benimsemiş ve ılımlı olmak, alçakgönüllü olmak ve haddini bilmek, barışsever olmak, mert olmak, cesur olmak, kibar olmak, onurlu olmak, sağduyulu olmak, saygılı ve edepli olmak, sabırlı olmak, şükretmesini bilmek, gıybet ve iftira etmemek, hor görmemek ve ayıplamamak, sorumluluk sahibi olmak, ilkeli olmak, zeki-akıllı ve aklını rehber edinmiş olmak, empati yapabilmek, irade sahibi olmak, pozitif düşünceli olmak, ümitvar olmak, lüzumsuz konuşmamak fakat konuşmak gerektiğinde de sessiz kalmamak, bilgece düşünerek yargılamamak ancak geçmişten dersler çıkarmasını bilmek, evrensel değerlere önem vermek gibi toplam 34 adet erdem vardır.

Yüce ve haklı bir dava için büyük fedakarlıkta bulunmak: Yüce ve haklı bir dava yolunda çalışmak çok değerli bir uğraştır. Evrendeki her varlığın yararına olan “Öğreti’deki Evrensel Mesaj”ı kavrayarak bunu kainatın her köşesine yaymak için fedakarca gayret sarfetmek çok yüce bir davranıştır. Bu doğrultudaki çabalar Allah’ın çok hoşuna gider. Allah o kişileri tekamül basamakları içerisinde yükseltir, iki cihanda aziz kılar ve cennetine koyar. Cennetinde de onlara cemalini gösterir. Allah’ın selamı onların üzerine olsun. Bu öylesine yüce bir harekettir ki içerisinde “Öğretideki Temel Direkler”in bütünü ile “50 Erdem”in tamamı vardır.

Özür dilemek: Günlük yaşantı esnasında öyle durumlar oluşur ki özür dileseniz de olur, dilemeseniz de. Böyle bir durumda özür dilemek çoklu erdem içeren pozitif, asil ve barışçı bir davranıştır. Bu tavır Allah’ın çok hoşuna gider. Bu konu “Kader” başlıklı bölümde detaylı olarak anlatılmıştır.

Çoklu erdem içeren eylemler sadece bunlardan ibaret değildir. Onlar o kadar çok sayıdadır ki buraya yazmakla bitmez. Bu nedenle bazılarını sadece ismen belirteceğiz:

Hasta ziyaret etmek

Sadaka vermek

Bir insanı veya başka bir varlığı sevindirmek

Akrabaları ziyaret etmek ve onları desteklemek

Barış peşinde koşmak

İbadet etmek

Faydalı bir vakıf kurmak

Faydalı bir sivil toplum örgütünde çalışmak

Çevreci faaliyetlerde bulunmak

Okul yaptırmak

Talebelere burs vermek

Hastane yaptırmak

Aşevi açmak

Bilimsel çalışmalar yapmak

Faydalı bir eser vermek

Bir yetimi evlat edinerek ona öz evladıymış gibi davranmak

Engelli birisinin hayatını kolaylaştırmak

Yaşlı kişilere ileri derecede saygı göstermek

Evini evsizlere vermek

Oturduğu evi ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak

Küs olduğu kişiyle koşulsuz barışmak için ilk adımı atmak

Hayvanları sevmek ve onların yararına çalışmalar yapmak

Zararlı alışkanlıklar ve bağımlılıklarla mücadele etmek

Kendi aleyhine olacağını bildiği halde doğruyu söylemek

Anne ve babasını el üstünde tutup onlardan asla şikayet etmemek

Kavga edenleri ayırmak ve küsleri barıştırmak

Bir kişiyi caddede karşıdan karşıya geçirmek

Birisinin ayıbını gizlemek

Geçimini helal yoldan temin etmek

Birikimlerini yastık altında veya faizde tutmayıp istihdam ve üretim alanına kaydırmak

İhtiyaç sahibi kişiye faizsiz borç vermek

Aldığı borcu söz verdiği tarihte geciktirmeden geri ödemek

Alacağını ertelemek, kısmen veya tamamen silmek

Borçlu ve ekonomik olarak zor durumdaki kişiyi borcundan kurtarmak

Emeğin değerini takdir etmek

Kul hakkı yememeğe aşırı özen göstermek

Hatalı olduğunu anladığı anda hatasından geri dönmek

Satacağı malın kusurlu yönlerini alıcıya söylemek

Evlenenlere yardım etmek

Kendisi yoksul olduğu halde yiyecek veya imkanlarını başka ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak

Zalim ve güçlü bir kişinin karşısında o kişiye muhalefet ederek adaleti savunmak

Başına gelen musibetlere sabredip onlardan dersler çıkarmaya çalışmak

Bir emaneti, görevi veya makamı ehline vermek

Elinde güç ve fırsat olduğu halde namuslu davranmak, çalıp çırpmamak

İnsanları “sevilesi ve acınası, kırılgan varlıklar” olarak görüp sevmek ve incitmemek

Tüm “Kusurlu Üniteler”i Allah rızası için sevmek

Sokakta bulduğu eşya veya parayı sahibine ulaştırmaya çalışmak

Kendisini sıkıntıya sokacağını bildiği halde bir iyiliği yapmak

Bitkileri ve doğayı sevmek

Ağaç ve faydalı bitkiler dikmek

Özgürlük için mücadele etmek

Her koşulda adaletin yerine gelmesi için çalışmak

Bedeli ne olursa olsun verdiği sözü tutmak