Bel Sağlığı İçin 100 Tavsiye ( 91-100 )

91. Bel rahatsızlığı geçirmiş bir kişi olarak uçak biletinizi alırken ayağınızı rahatça uzatabileceğiniz ve kolayca hareket edebileceğiniz bir yeri tercih ediniz. Uzun süreli yolculuklarda koltuğunuzu hafifçe arkaya yatırınız ve belinizi ince bir yastıkla destekleyiniz. Yolculuk esnasında sürekli oturmayıp ara sıra ayağa kalkarak bir süre yürüyünüz. Yolculuk bitiminde valizlerinizi tekerlekli arabaya koyarak taşıyınız. Zaten valizleriniz tekerlekliyse problem olmaz. İmkân varsa sonunda sıcak bir küvete veya jakuziye girerek adalelerinizi rahatlatınız.

 

92. Belinizin ağrıdığı günlerde çevrenizdeki insanlardan yardım istemekten çekinmeyiniz. Evde eşiniz ve çocuklarınız, işyerinde ise arkadaşlarınız rahatsızlığı atlatmanızda size yardımcı olabilirler. Arabanızı bile birkaç gün süreyle başka birileri kullanabilir. Her işi her zaman bizzat kendiniz yapmak zorunda değilsiniz. Hasta olduğunuz sürece yardım almaya alışınız ancak bunu alışkanlık haline getirmeyiniz. İyileşir iyileşmez kendi işinizi kendiniz görmeye başlayınız.

 

93. Doktorunuzun verdiği ilaçları tavsiye edildiği gibi kullanmaya özen gösteriniz. Mide problemi veya başka bir yan etki ortaya çıkarsa doktorunuza bildiriniz

 

94. Bel ağrısı ve sırt ağrılarının bir kısmı günlük hayatta yaşanan stres, endişe, kızgınlık, kıskançlık, depresyon, üzüntü ve bastırılmış öfke gibi duygular sonucunda ortaya çıkmaktadır. Devam eden bu tip duygular karşısında belirli bir çözüm ve rahatlama sağlanmazsa beyin vücudun herhangi bir bölgesinde ağrıyı başlatma komutunu sizden habersiz olarak vermektedir. Böylece asıl meseleden kaçılarak ilgi başka tarafa çekilmektedir. Bel de bu tip olaylardan sıklıkla nasibini alan bölgelerdendir. Böyle bir mekanizmanın tuzağına düşmüş olan kişi minicik ağrılarını büyütür. Aslında bu şekilde çözülememiş duygusal problemlerden kaçılmaktadır. Doktora müracaat ettiğinizde yapılan tetkikler neticesinde ciddi bir hastalık teşhisi net olarak ortaya konamamışsa yukarıda anlattığımız mekanizma aklınıza gelsin. Bir taraftan asıl probleminizi bulup çözmeye çalışırken diğer taraftan telkinle hasta olmadığınıza kendinizi inandırıp “Hasta değilim!” deyiniz. Ağrılarınızın hafiflediğini hatta kaybolduğunu göreceksiniz

 

95. Tedaviniz bitip yeniden iş hayatına döndüğünüzde faaliyetlerinizi yavaş yavaş artırınız. Hatta ilk birkaç gün yarım mesai ile yetininiz. Belinize aşırı yükleme yapmayınız. İş, aile ve sosyal hayatınızda bu kitaptaki öğütleri daima gözönünde bulundurunuz.

 

96. Alkol diğer birçok zararlarının yanı sıra kemik sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Omur kemiklerindeki mineral kaybı ve sağlıksız yapı dolaylı olarak disklere etki etmektedir. Alkol almayınız.

 

97. Sigara içenlerin vücudundaki hücrelerin tamamı yeterli oksijen alamazlar. Bu olaydan kalp, akciğer ve beyin başta olmak üzere bütün organlar etkilenir. Omur kemikleri arasındaki diskler de oksijensiz ortamda daha kolay dejenere olur ve zamanla kendilerini tamir etme yeteneklerini kaybederler. Böylece bel fıtığı gelişmesi riski de artar. Sigara ayrıca öksürüğü başlatır. Öksürük ise dejenere olmuş ve zayıflamış disklerin üzerine aşırı bir basınç uygulayarak bazen bardağı taşıran son damla olabilir. Öksürürken ve hapşırırken nefesinizi asla tutmayınız. Sigara içmeyiniz, içiyorsanız mutlaka bırakınız.
Sigarayı bırakmak için öncelikle kararlı bir tutum ve güçlü bir irade ortaya konmalıdır. Ayrıca gönüllü kuruluşlardan ve kendi doktorunuzdan da yardım alabilirsiniz. Sigarayı bırakmak için gösterdiğiniz gayretin ne kadar faydalı ve gerekli olduğunu zamanla daha iyi anlayacaksınız.

 

98. Tek bir çeşit bel fıtığı olmadığı gibi, tek bir çeşit bel fıtığı tedavisi de yoktur. Bazı hastalarda yalnızca ilaç ve istirahat yeterlidir. Bazı hastalar fizik tedavi ve diğer konservatif tedavi türleriyle iyileşirler. Bir kısım bel fıtığı hastasına ise mutlaka cerrahi girişim gerekir. Bu nedenle elindeki tek bir tedavi çeşidiyle tüm bel fıtığı hastalarını iyi ettiğini söyleyen şahıslara inanmayınız. Sağlığınızı uzman doktorlara emanet ediniz.

 

99. Uzman doktor yaptığı muayene ve tetkikler neticesinde sizdeki bel fıtığının cerrahi girişim gerektirdiğine karar vermişse ameliyattan kaçınmayınız. Lüzumsuz kaybedilen zamanın bazen telafisi imkânsız sonuçlara yol açtığını biliniz. Prensip olarak cerrahi girişim son çaredir ancak yapılan bütün konservatif tedavilere rağmen iyileşme görülmüyor ve inatçı bir ağrı varlığını sürdürüyorsa cerrahiden çekinmeyiniz.

 

100. Her yere arabayla gitmek, televizyonu bile uzaktan kumanda ile açıp kapamak, sürekli oturarak çalışmak, kilo aldıracak her türlü besini umursamadan yemek doğru hayat tarzı değildir. Bel fıtığıyla mücadele etmek bir hayat tarzı meselesidir. Yaşantınızı bu 100 öğüde göre düzenleyebilirseniz başarı şansınız yüksek olacaktır.